• DOLAR
    $2.225,2200
  • EURO
    $0,7881
  • ALTIN
    $35.606,5800
  • BIST
    1,1866
Leyla Aydemir davasında cinsel istismar yok

Leyla Aydemir davasında cinsel istismar yok

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başlanan davası 8 Ekim 2021 tarihine ertelendi

Duruşmada, daha önce çıkanLeyla Aydemir’in cinsel istismara uğradığı yönündeki haberlere ilişkin mahkeme başkanı, Leyla Aydemir’in cinsel istismara uğradığı yönünde delil ve bulgunun olmadığını, bu durumun asılsız olduğunu belirtti.

Duruşma sonrasında sanık avukatları adına açıklama yapan Avukat Mehmet Fatih Kaya daa cinsel istismar konusuna değinerek: “Leyla Aydemir davasına ilişkin yargılaama bu gün devam etti. Bu hususta bir bozulma kararı verilmişti. Bu karar sonrası ilk duruşma bu gün yapıldı. Şu anda kamuoyu farklı argümanlarla yanıtılmaktadır. Bu dava bütün Türkiye’ye mal olmuştur. Biz savunma avukatları olarak şunu söylemek istiyoruz. İstinaf mahkemesinin bozma kararı sonrası yapılan bir takım açıklamalarla Leyla Aydemir’in cinsel istismara uğradığı idda edildi. Ne yazık ki bu söylemler ailenin yaralanmasına  ve Türk kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine sebep oldu. Sosyal medya mecralarına baktığımız zaman bu huşta kamuoyunun fazlası ile zarar gördüğünü gördük. Şu hususta şunu söylüyoruz. Elimizde adli tıp raporu var. Şu andaa bu karardan daha etkili şekilde sonuca götürecek bir kurum yoktur. Adli Tıp Kurumu rapıoruna baktığımız zaman Leyla Aydemir cesedi bulunduğu zaman popo ve cinsel organ kısmında bir takım lezyonlar bulunduğu yazılmıştır. Ancak bakıldığı zaman bu husus “ mevcut verilerle çocuğun anüs ve vajenden penis veya sahir cisim sokulmak suretiyle cinsel saldırıya maruz kaldığının tıbbi delillerinin bulunamadığını ve bu doğrultuda Minik Leyla’nın cinsel saldırıya maruz kaldığına dair bir belirtiye bir tespitin olmadığı ortadadır.” Söz konusu rapor adli tıp kurumu tarafından tanzim edilmiş bir rapordur. Biz bu raporun suretininde tekrar kamuoyu ile paylaşacağız. Diğer husus ise söz konusu kararın bozulmasına ilişkinde müvekkilimiz Yusuf Aydemir tahliye edilmiştir. Bakın istinaf mahkemelerinin bozduğu arar ilk kez bozduğu karar faillerin ilk kez yargılandığı bir dava değildir. Bir dosyanın istinaf tarafından bozulması da yerel mahkeminin yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye nin birçok yerinden sopsyal medyadan yargı yerinin değiştirilmesi hususunda çağrıda bulunuldu. Bu hususu bazı kesimlerin kesinlikle kötüye kullandığı kanaatindeyiz. Bizler sanık avukatları olarak deliller doğrultusunda müvekkillerimizin berat edecekleri kanaatindeyiz. Yalnız faillerin bulunması hususunda gereken bütün özveriyi gösteriyoruz. Duruşma itibari ile bazı kesimlerin bazı argümanlarla dosyayı şekillendirmeye çalışması doğru değildir.” Dedi.

Duruşma sonrası konuşan Leyla Aydemir’in avukatı Erdoğan tunç İse mahkemeye yeni delil olarak sunduğu ses kaydı ve mevcut durum hakkında yaptığı açıklamasında: “ Görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Dün elime yeni bir ses kaydı ulaştı. Bu ses kaydında arama kurtarma çalışmasında yer almış iki AFAD personelinin kendi aralarında konuşurken esmer bir adamdan şüphelendiklerine dair sesler yer alıyor. Ayrıca ihbarcı yaptığı değerlendirmede bu bahsi geçen esmer adamın Yusuf Aydemir olduğu yönünde iddialarda bulundu. Son olarak ses kaydının iddiası şu; Leyla Aydemir’in kilerde saklı tutulduğu esnada bir takım ağlama sesleri çıktığını bunu gören görevlinin ise telefona çektiğini ancak sonrasında bu görüntüleri kimse ile paylaşmayıp susmayı tercih ettiğini ifade ettik mahkemede.” İfadelerini kullandı

Avukat Tunç devamında: “ Talebimiz üzerine mahkeme heyeti ses kaydının çözümü için Emniyet Müdürlüğüne yazı yazdı. 8 Ekimde görülecek olan duruşmada bu ses kaydı ile ilgili ayrıntılı teşisler yapılacak. Bahsi geçen isimler duruşma da tanık olarak dinlenecektir. Onun dışında esasa etki edebilecek bir gelişme bulunmamaktadır. Cinsel istismara ilişkin çıkan iddialarla ilgili de Adli Tıp Kurumunun netleştirmesi açısından açıklanmayan kısımlara görüş yazmasını talep ettik. Mahkeme heyeti ise cinsel istismarın dosya da yer almadığını İstanbul adli tıp Kurumu’nun bu konuda kesin karar verdiğini dolayısıyla talebimizin dosyaya bir katkı sunamayacağını söyleyip, bu talebimizi red etti.” Şeklinde konuştu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?